Siparişler haftaiçi saat 14:00 da kargo aracına teslim edilmektedir. Araç şubeye erken giderse aynı gün, geç giderse ertesi sabah sisteme girilmektedir.
Coccidiosis (Koksidiyoz), güvercinlerde bağırsak sistemini etkileyebilen protozoal bir hastalıktır. Hastalık çoğunlukla Eimeria cinsine ait tek hücreli parazitlerle ilişkilidir. Bu parazitler kuşun bağırsak hücrelerine yerleşerek çoğalabilir, bağırsak yüzeyinde hasara yol açabilir ve sindirim sisteminin normal çalışmasını olumsuz etkileyebilir.
Koksidiyoz, özellikle güvercin yetiştiriciliğinde sık karşılaşılan kullanım alanlarından biridir. Bununla birlikte dışkı incelemesinde koksidiyal ookistlerin görülmesi her zaman kuşta ağır bir hastalık bulunduğu anlamına gelmez. Bazı güvercinler belirgin bir klinik bulgu göstermeden düşük düzeyde parazit taşıyabilir. Hastalığın ortaya çıkması ve şiddetlenmesi; kuşun yaşı, bağışıklık durumu, bakım koşulları, çevredeki parazit yoğunluğu, beslenme düzeni ve stres düzeyi gibi birçok etkene bağlıdır.
Genç güvercinler, yeni yeme düşen yavrular, kümese yeni katılan kuşlar, yarış veya taşıma stresi yaşayan güvercinler ve başka bir sağlık problemi bulunan kuşlar koksidiyozdan daha fazla etkilenebilir. Kalabalık barınaklar, nemli zemin, kirli suluklar ve dışkıyla kirlenmiş yemlikler de çevredeki parazit yükünün artmasına katkıda bulunabilir.
Koksidiyoz etkenleri mikroskobik büyüklükteki protozoal parazitlerdir. Güvercinlerde görülen koksidiyoz vakaları genellikle kuşlara özgü Eimeria türleriyle ilişkilidir. Koksidiyalar çoğunlukla konak türüne özgü olduğundan bir hayvan türünde hastalık oluşturan türlerin başka bir hayvan türünde aynı şekilde hastalık oluşturması beklenmez.
Parazitin yaşam döngüsü bağırsak hücrelerinde ve dış ortamda devam eden aşamalardan oluşur. Enfekte kuşların dışkısıyla çevreye atılan ookistler ilk çıktıkları anda her zaman bulaştırıcı özellikte değildir. Uygun sıcaklık, nem ve oksijen koşullarında gelişimini tamamlayan ookistler bulaştırıcı hâle gelebilir. Kuşların bu gelişmiş ookistleri yem, su, zemin materyali veya kirlenmiş ekipman üzerinden ağız yoluyla almasıyla yeni enfeksiyonlar oluşabilir.
Bağırsaklara ulaşan parazitler hücrelerin içine girerek çoğalır. Bu çoğalma süreci sırasında bağırsak yüzeyinde farklı derecelerde hücre hasarı meydana gelebilir. Parazit yoğunluğu yüksek olduğunda veya kuşun savunma sistemi zayıfladığında sindirim ve besin emilimi belirgin biçimde bozulabilir.
Koksidiyozun temel bulaşma yolu dışkı ile kirlenmiş maddelerin ağız yoluyla alınmasıdır. Enfekte veya taşıyıcı durumdaki kuşlar dışkılarıyla çevreye ookist bırakabilir. Bu ookistler uygun çevre şartlarında gelişerek başka kuşlar için bulaştırıcı hâle gelir.
Kirli sulukların kullanılması bulaşma riskini artırabilir.
Dışkıyla temas eden yemlerin tüketilmesi bulaşmaya neden olabilir.
Nemli ve uzun süre temizlenmeyen kümes zeminleri parazit yükünü artırabilir.
Kalabalık barınaklarda kuşların dışkıyla temas ihtimali yükselir.
Düzenli temizlenmeyen taşıma sepetleri ve yarış kafesleri bulaşmaya aracılık edebilir.
Aynı temizlik ekipmanlarının farklı kümeslerde kullanılması parazitlerin taşınmasına neden olabilir.
Yeni alınan kuşların karantina uygulanmadan sürüye katılması mevcut kuşların riskini artırabilir.
Yabani kuşların yemlik ve suluklara ulaşması çevresel kirlenmeye katkı sağlayabilir.
Ookistlerin dış ortamda gelişebilmesi için özellikle nem önemli bir etkendir. Bu nedenle yalnızca görünür dışkının uzaklaştırılması yeterli olmayabilir. Suluk çevrelerinin kuru tutulması, zeminde su birikmesinin önlenmesi ve düzenli temizlik yapılması koksidiyoz kontrolünün temel parçalarıdır.
Koksidiyal enfeksiyonlar farklı kuş türlerinde görülebilir. Ancak hastalığa neden olan parazit türleri genellikle konak canlıya özgüdür. Güvercinlerde görülen koksidiyoz, özellikle evcil ve yarış güvercinlerinin yetiştirildiği ortamlarda önem taşır.
Yavru güvercinler hastalığa karşı daha hassas olabilir.
Yeni yeme düşmüş ve bağışıklık sistemi henüz tam gelişmemiş kuşlar risk altında olabilir.
Yarıştan veya uzun taşımadan dönen güvercinlerde stres nedeniyle belirtiler ağırlaşabilir.
Yeni satın alınan ve farklı bir ortama getirilen kuşlarda hastalık ortaya çıkabilir.
Kalabalık kümeslerde yaşayan güvercinler daha yüksek parazit yüküne maruz kalabilir.
Yetersiz beslenen veya başka bir hastalıkla mücadele eden kuşlarda klinik belirtiler daha belirgin olabilir.
Yetişkin ve sağlıklı güvercinler düşük düzeyde enfeksiyonu belirti göstermeden taşıyabilir. Ancak çevresel şartlar bozulduğunda, kuş yoğun stres yaşadığında veya bağışıklık sistemi zayıfladığında parazit çoğalması artabilir ve hastalık belirtileri ortaya çıkabilir.
Koksidiyoz belirtileri her kuşta aynı değildir. Bulgular parazit türüne, enfeksiyon yoğunluğuna, kuşun yaşına ve genel sağlık durumuna göre değişebilir. Hafif enfeksiyonlarda kuş dışarıdan sağlıklı görünebilir. Daha ağır durumlarda sindirim sistemini ve genel kondisyonu etkileyen belirgin bulgular oluşabilir.
Halsizlik görülebilir.
Kuşun tüylerini kabartarak durması dikkat çekebilir.
Yem tüketimi azalabilir.
Kilo kaybı meydana gelebilir.
Göğüs kaslarında zayıflama görülebilir.
Göğüs kemiği daha belirgin hâle gelebilir.
Dışkının kıvamı yumuşayabilir veya sulu hâle gelebilir.
Dışkıda mukus görülebilir.
Dışkının rengi ve miktarı değişebilir.
Bazı ağır vakalarda dışkıda kan görülebilir.
Yavrularda gelişme yavaşlayabilir.
Uçuş ve yarış performansı düşebilir.
Kuş sürüden ayrı durabilir.
Su tüketiminde değişiklik meydana gelebilir.
Besin emiliminin bozulmasına bağlı genel kondisyon kaybı görülebilir.
Kanlı dışkı koksidiyozla ilişkilendirilebilse de her koksidiyoz vakasında kan görülmez. Aynı zamanda dışkıdaki kanın tek nedeni koksidiyoz değildir. Bakteriyel bağırsak enfeksiyonları, bağırsak yaralanmaları, zehirlenmeler ve başka hastalıklar da benzer bir görüntü oluşturabilir.
Yavru güvercinlerin bağışıklık sistemi yetişkin kuşlar kadar gelişmiş olmayabilir. Yeni yeme düşen yavrular aynı zamanda çevrede bulunan parazitlerle ilk kez yoğun biçimde karşılaşabilir. Bu nedenle yavru döneminde yüksek miktarda ookist alınması, hastalığın daha belirgin seyretmesine neden olabilir.
Koksidiyoz bağırsak yüzeyine zarar verdiğinde yavrunun yediği yemden yeterince yararlanması zorlaşabilir. Bunun sonucunda gelişme yavaşlayabilir, kilo artışı durabilir ve yavrunun genel direnci düşebilir. Zayıflayan kuşlar ikincil enfeksiyonlara karşı daha savunmasız hâle gelebilir.
Yavru güvercinlerde tüy kabartma, durgunluk, yeme ilgisizlik, sulu dışkı ve gelişme geriliği görüldüğünde dışkı muayenesi yapılması yararlı olabilir. Yalnızca dış görünüşe bakarak koksidiyoz teşhisi konulmamalıdır.
Koksidiyoz teşhisinde kuşun belirtileri, bakım şartları ve dışkı incelemesi birlikte değerlendirilir. Veteriner hekim kuşun genel durumunu, vücut ağırlığını, göğüs kaslarını, dışkı yapısını, yem tüketimini ve sürüdeki diğer kuşların durumunu kontrol edebilir.
Dışkı flotasyon yöntemiyle mikroskop altında koksidiyal ookistler aranabilir. Ancak dışkıda ookist görülmesi tek başına hastalığın tüm belirtilerden sorumlu olduğunu kesin olarak göstermez. Sağlıklı görünen taşıyıcı kuşlarda da az miktarda ookist bulunabilir. Bu nedenle ookist sayısı, kuşun klinik durumu ve diğer olası hastalıklar birlikte değerlendirilmelidir.
Dışkı örneği alınırken örneğin taze olması önemlidir. Sürü değerlendirmelerinde birden fazla kuştan veya farklı noktalardan örnek alınması gerekebilir. Tek bir örneğin negatif çıkması parazitin kesin olarak bulunmadığı anlamına gelmeyebilir. Parazit çıkışı dönemsel farklılık gösterebilir.
Ağır vakalarda veya ölüm gerçekleşen sürülerde bağırsak dokusunun incelenmesi gerekebilir. Veteriner hekim gerekli gördüğünde nekropsi, histopatolojik inceleme veya ek laboratuvar testlerinden yararlanabilir.
Koksidiyoz belirtileri birçok bağırsak ve genel sağlık problemiyle benzerlik gösterebilir. Bu nedenle yalnızca ishal, zayıflama veya tüy kabartma belirtisine dayanarak ürün kullanılması doğru değildir.
Salmonella enfeksiyonları benzer sindirim sistemi belirtileri oluşturabilir.
Escherichia coli kaynaklı enfeksiyonlarda ishal ve kondisyon kaybı görülebilir.
Hexamitiasis bağırsak belirtileri ve zayıflamayla karışabilir.
İç parazitler kilo kaybına ve dışkı bozukluklarına neden olabilir.
Megabacteria olarak bilinen Macrorhabdus ornithogaster enfeksiyonunda kronik zayıflama görülebilir.
Mantar kaynaklı sindirim sistemi problemleri benzer bulgular oluşturabilir.
Yanlış yem, bozuk yem veya ani yem değişiklikleri dışkı kıvamını etkileyebilir.
Karaciğer ve böbrek hastalıkları dışkının sıvı kısmında artışa neden olabilir.
Stres ve aşırı su tüketimi geçici dışkı değişiklikleri oluşturabilir.
Doğru teşhis yapılmadan kullanılan ürünler belirtileri geçici olarak değiştirebilir, asıl hastalığın fark edilmesini geciktirebilir veya kuşun genel durumunu daha da zorlaştırabilir.
Koksidiyozda uygulanacak yaklaşım kuşun türüne, yaşına, kilosuna, klinik durumuna ve enfeksiyon yoğunluğuna göre belirlenmelidir. Kullanılacak ürünün içeriği, uygulama miktarı ve uygulama süresi üreticinin resmî talimatına veya veteriner hekim önerisine uygun olmalıdır.
Bu sayfada listelenen ürünler, üretici veya tedarikçi bilgilerine göre Coccidiosis kullanım alanıyla ilişkilendirilmiş ürünlerden oluşur. Her ürünün bileşimi ve kullanım şekli farklı olabileceği için bir ürünün ölçüsü başka bir ürüne uygulanmamalıdır.
Ürünün hedeflediği kuş türü kontrol edilmelidir.
Ürün içeriği dikkatlice incelenmelidir.
Ambalaj üzerindeki kullanım miktarına uyulmalıdır.
Uygulama süresi keyfî biçimde uzatılmamalı veya kısaltılmamalıdır.
Hazırlanan ilaçlı suyun ne kadar süre kullanılabileceği kontrol edilmelidir.
Başka ilaçlarla aynı anda kullanım konusunda veteriner hekim görüşü alınmalıdır.
Gıda amacıyla yetiştirilen hayvanlarda yasal kullanım şartları ve arınma süresi dikkate alınmalıdır.
Kuş yem yemiyorsa, su içemiyorsa, hızla kilo kaybediyorsa, dışkıda yoğun kan varsa veya sürüde ölümler başlamışsa yalnızca internet üzerinden ürün seçmek yeterli değildir. Gecikmeden veteriner hekime başvurulmalıdır.
İçme suyuna katılarak kullanılan ürünlerde suluk yönetimi büyük önem taşır. Kuşların aldığı gerçek miktar su tüketimine bağlıdır. Hasta kuşların bazıları normalden fazla, bazıları ise normalden az su içebilir. Bu durum uygulamanın etkinliğini etkileyebilir.
Suluklar uygulama öncesinde iyice temizlenmelidir.
Temizlik maddesi kalıntısı bırakılmamalıdır.
İlaçlı su metal veya uygun olmayan kaplarda hazırlanmamalıdır.
Ürün talimatında belirtilen ölçüye uyulmalıdır.
Hazırlanan karışım uzun süre bekletilmemelidir.
Suluklar doğrudan güneş altında bırakılmamalıdır.
Aynı anda farklı ürünler suya karıştırılmamalıdır.
Kuşların başka bir su kaynağına ulaşması önlenmelidir.
Su tüketimi günlük olarak izlenmelidir.
Uygulama bittikten sonra suluklar yeniden temizlenmelidir.
Ürünün içme suyuna eklenmesi suyun tadını değiştirebilir. Kuşlar su tüketimini azaltıyorsa durum dikkatle takip edilmelidir. Susuzluk gelişmesi kuşun genel durumunu hızla ağırlaştırabilir.
Uygun ürün kullanımının yanında kuşun bakım şartlarının iyileştirilmesi de önemlidir. Bağırsak sistemi etkilenmiş bir kuş yeterli sıvı ve besin alamayabilir. Bu nedenle destekleyici bakım kuşun toparlanma sürecinde önemli rol oynar.
Hasta kuş mümkünse ayrı ve temiz bir bölmede tutulmalıdır.
Ortam kuru ve cereyansız olmalıdır.
Kuşun yem ve suya kolayca ulaşması sağlanmalıdır.
Nemlenmiş veya bozulmuş yemler uzaklaştırılmalıdır.
Yemlik ve suluklar her gün temizlenmelidir.
Kuşun vücut ağırlığı düzenli kontrol edilmelidir.
Göğüs kaslarındaki kayıp takip edilmelidir.
Yarış, antrenman ve uzun taşıma işlemlerine ara verilmelidir.
Gereksiz eşleştirme ve yavru büyütme stresi azaltılmalıdır.
Veteriner hekim önerisi olmadan birden fazla ilaç aynı anda verilmemelidir.
Kuş yem yiyemiyorsa bilinçsiz biçimde zorla besleme yapılmamalıdır. Yanlış uygulama yem veya sıvının solunum yollarına kaçmasına neden olabilir. Besleme desteği gerekiyorsa veteriner hekimden uygulamalı bilgi alınmalıdır.
Bir kuşta koksidiyoz tespit edildiğinde yalnızca o kuşun değil, aynı alanı kullanan sürünün tamamının bakım şartları değerlendirilmelidir. Ookistler çevreye dışkıyla yayıldığı için ortak yaşam alanı hastalığın devam etmesinde önemli rol oynar.
Belirti gösteren kuşlar ayrı bölmeye alınmalıdır.
Sürüdeki diğer kuşların dışkıları ve genel durumları takip edilmelidir.
Yemliklerin içine dışkı düşmesi engellenmelidir.
Sulukların zemine çok yakın yerleştirilmemesi sağlanmalıdır.
Islak ve kirli zemin materyali uzaklaştırılmalıdır.
Kümes tabanı kuru tutulmalıdır.
Taşıma sepetleri ve bakım ekipmanları temizlenmelidir.
Yeni kuş alımı geçici olarak durdurulabilir.
Farklı kümesler arasında ekipman taşınmamalıdır.
Veteriner hekim tarafından uygun görülen sürü yönetimi uygulanmalıdır.
Temizlik sırasında yalnızca dezenfektan kullanmak yeterli olmayabilir. Organik kir ve dışkı kalıntıları önce fiziksel olarak uzaklaştırılmalıdır. Temizlenmemiş yüzeylerde organik materyal, kullanılan dezenfektanın etkisini azaltabilir.
Koksidiyozdan korunmanın temelinde çevredeki parazit yükünü düşük tutmak, kuşların bağışıklığını destekleyen uygun bakım şartlarını sağlamak ve yeni kuşlardan gelebilecek riski azaltmak bulunur.
Yemlikler kuşların içine girip dışkı bırakamayacağı şekilde seçilmeli veya yerleştirilmelidir. Zemine dökülen yemler tekrar yemliğe konulmamalıdır. Islanmış, küflenmiş veya dışkıyla kirlenmiş yemler kullanılmamalıdır.
Suluklar düzenli olarak boşaltılmalı ve iç yüzeylerinde oluşan kaygan biyofilm tabakası fiziksel olarak temizlenmelidir. Yalnızca suyun değiştirilmesi yeterli değildir. Suluk çevresinde su birikmesi önlenmeli ve mümkün olduğunca kuru bir alan oluşturulmalıdır.
Ookistlerin gelişimi için nem önemli olduğundan ıslak bölgeler gecikmeden kurutulmalıdır. Çatı akıntıları, suluk sızıntıları ve yetersiz havalandırma giderilmelidir. Zemin düzenli olarak dışkıdan arındırılmalıdır.
Barınak kapasitesinin üzerinde kuş bulundurmak çevresel kirlenmeyi ve stres düzeyini artırabilir. Kuş başına yeterli alan sağlanması, yemlik ve suluk sayısının sürü büyüklüğüne uygun olması gerekir.
Yeni alınan kuşlar doğrudan mevcut sürüye katılmamalıdır. Karantina süresince dışkı yapısı, yem tüketimi, vücut ağırlığı ve genel davranışlar izlenmelidir. Veteriner hekim uygun görürse dışkı incelemesi yapılmalıdır.
Özellikle yarış sezonu, eşleştirme dönemi, yavru büyütme dönemi veya yeni kuş girişlerinden önce dışkı incelemesi yapılması sürüdeki parazit yükü hakkında bilgi verebilir. Sonuçlar yalnızca parazitin varlığına göre değil, ookist yoğunluğu ve kuşların klinik durumu dikkate alınarak yorumlanmalıdır.
Uzun taşıma, aşırı antrenman, kalabalık, ani yem değişikliği, yetersiz dinlenme ve uygun olmayan sıcaklık koşulları kuşların direncini düşürebilir. Stres kaynaklarının azaltılması hastalığın kontrolüne yardımcı olabilir.
Koksidiyoz kontrolünde mekanik temizlik büyük önem taşır. Dışkı ve organik materyal yüzeyden uzaklaştırılmadan yapılan dezenfeksiyon yeterli sonuç vermeyebilir. Önce kirlerin fiziksel olarak temizlenmesi, ardından yüzeyin uygun ürünle işleme alınması gerekir.
Yemlik ve suluklar boşaltılmalıdır.
Kaba dışkı kalıntıları kazınarak uzaklaştırılmalıdır.
Yüzeyler uygun şekilde yıkanmalıdır.
Temizlik sonrasında yüzeylerin kuruması sağlanmalıdır.
Kullanılan dezenfektanın ürün talimatına uyulmalıdır.
Temiz ekipman kirli bölgeyle yeniden temas ettirilmemelidir.
Temizlik ekipmanları farklı sürüler arasında ortak kullanılmamalıdır.
Parazit ookistleri bazı çevresel şartlara ve dezenfektanlara karşı dirençli olabileceğinden temizlik programı yalnızca kimyasal uygulamaya dayanmamalıdır. Kuruluk, düzenli dışkı uzaklaştırma ve ekipman hijyeni birlikte uygulanmalıdır.
Herhangi bir laboratuvar incelemesi yapılmadan ve sürünün gerçek ihtiyacı belirlenmeden sürekli veya sık aralıklarla antikoksidiyal ürün kullanılması doğru değildir. Gereksiz kullanım kuşların sindirim dengesini bozabilir, toksisite riskini artırabilir ve ürünlerin gelecekteki etkinliğini olumsuz etkileyebilir.
Koruyucu program oluşturulacaksa kuşların yaşı, yarış veya üretim dönemi, önceki dışkı sonuçları, bakım şartları ve sürünün hastalık geçmişi değerlendirilmelidir. Program veteriner hekim yönlendirmesiyle hazırlanmalıdır.
Klinik belirtilerin azalması bağırsak sisteminin tamamen iyileştiği anlamına gelmeyebilir. Bağırsak yüzeyindeki hasarın düzelmesi ve kuşun kaybettiği kondisyonu geri kazanması zaman alabilir.
Temiz içme suyu sağlanmalıdır.
Kaliteli ve kolay tüketilebilen yem kullanılmalıdır.
Kuşun ağırlığı izlenmelidir.
Yarış ve yoğun antrenmana hemen başlanmamalıdır.
Yem tüketimi normale dönmeden kuş zorlanmamalıdır.
Dışkının görünümü birkaç gün boyunca takip edilmelidir.
Veteriner hekim gerekli görürse uygulama sonrasında dışkı kontrolü yapılmalıdır.
Vitamin, elektrolit, probiyotik veya diğer destek ürünleri kullanılacaksa kullanılan asıl ürünle uyumluluğu kontrol edilmelidir. Tüm desteklerin aynı anda verilmesi doğru değildir.
Bu sayfada Coccidiosis (Koksidiyoz) kullanım alanıyla ilişkilendirilmiş ürünler listelenmektedir. Ürün kartlarına tıklayarak içerik bilgisi, kullanım formu, hedef kuş türleri, saklama koşulları ve üretici tarafından belirtilen kullanım talimatlarına ulaşabilirsiniz.
Her ürünün içeriği ve yoğunluğu farklıdır. Bir ürün için belirtilen ölçek veya kullanım miktarı başka bir üründe kullanılmamalıdır. Ürün sayfasındaki bilgiler ve ambalaj üzerindeki talimatlar dikkatle incelenmelidir.
Fagel Cocci, ürün bilgilerine göre Coccidiosis kullanım alanıyla ilişkilendirilen ürünler arasında yer alabilir.
Fagel 4 in 1 Mix, ürünün resmî açıklamasında Coccidiosis kullanım alanı belirtiliyorsa bu sayfayla ilişkilendirilebilir.
Ürün bağlantıları oluşturulurken yalnızca gerçek ürün içeriğinde ve üretici bilgisinde açıkça yer alan kullanım alanları dikkate alınmalıdır.
Evet. Coccidiosis hastalığının Türkçede yaygın kullanılan karşılığı Koksidiyozdur. Güvercin yetiştiricileri arasında koksidiyoz veya koksidi adıyla da anılabilir.
Güvercinlerde görülen Eimeria türleri genel olarak konak canlıya özgüdür ve insanlarda hastalık oluşturan koksidiyalarla aynı değildir. Bununla birlikte kuş dışkısı farklı mikroorganizmalar içerebileceğinden temizlik sırasında eldiven kullanılması ve işlem sonrasında ellerin yıkanması gerekir.
Hayır. Düşük miktarda ookist, belirti göstermeyen taşıyıcı kuşlarda da görülebilir. Sonuç kuşun belirtileri, ookist yoğunluğu ve sürüdeki genel durumla birlikte değerlendirilmelidir.
Hayır. İshal ve dışkı değişiklikleri bakteriyel enfeksiyonlar, iç parazitler, yem bozuklukları, stres, karaciğer hastalıkları ve başka sağlık sorunlarında da görülebilir.
Hayır. Kanlı dışkı bazı ağır bağırsak hasarlarında görülebilir ancak her vakada ortaya çıkmaz. Kanlı dışkının farklı nedenleri de olabilir.
Belirti gösteren kuşun ayrı tutulması yem ve su tüketiminin izlenmesini kolaylaştırabilir ve çevreye yayılan dışkı miktarının kontrol edilmesine yardımcı olabilir. Sürüdeki diğer kuşlar da yakından gözlenmelidir.
Hayır. Sulukların yanı sıra yemlikler, kümes zemini, tünekler, taşıma sepetleri ve bakım ekipmanları da temizlenmelidir. Özellikle dışkı kalıntıları fiziksel olarak uzaklaştırılmalıdır.
Evet. Çevredeki ookistlerin tamamen kontrol edilememesi, nemli zemin, yeni kuş girişi, kalabalık, stres veya yanlış uygulama nedeniyle sorun yeniden ortaya çıkabilir.
Kullanılan ürünün içeriğine göre vitamin, mineral veya başka desteklerin aynı anda verilmesi uygun olmayabilir. Ürün talimatı kontrol edilmeli ve veteriner hekim görüşü alınmalıdır.
Kuş yem yemiyorsa, su içemiyorsa, hızla zayıflıyorsa, dışkıda yoğun kan varsa, belirgin halsizlik gelişmişse veya sürüde ölümler görülüyorsa gecikmeden veteriner hekime başvurulmalıdır.
Coccidiosis (Koksidiyoz), güvercinlerde bağırsak sağlığını ve genel kondisyonu olumsuz etkileyebilen protozoal bir hastalıktır. Enfekte kuşların dışkısıyla çevreye yayılan ookistler yem, su ve kirlenmiş ekipmanlar üzerinden diğer kuşlara ulaşabilir. Özellikle genç, stres altındaki veya bağışıklığı zayıflamış kuşlarda hastalık daha belirgin seyredebilir.
Halsizlik, tüy kabartma, kilo kaybı, gelişme geriliği ve dışkı bozuklukları koksidiyozla ilişkilendirilebilir. Ancak bu belirtiler farklı hastalıklarda da görülebileceği için kesin teşhis veteriner hekim muayenesi ve dışkı incelemesiyle desteklenmelidir.
Koksidiyoz kontrolünde yalnızca ürün kullanmak yeterli değildir. Sulukların temiz tutulması, yemlerin dışkıyla temasının önlenmesi, kümes zemininin kuru tutulması, kalabalığın azaltılması, yeni kuşlara karantina uygulanması ve düzenli dışkı kontrolleri birlikte yürütülmelidir.
Bu sayfadaki bilgiler genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır ve veteriner hekim muayenesinin yerine geçmez. Kuşun klinik durumu ağırsa veya sürüde yaygın belirtiler bulunuyorsa kuşlar konusunda deneyimli bir veteriner hekime başvurulmalıdır.